EN

Türkiye’nin ÖZEL ÖZGÜRLÜĞÜ!

Çok eski bir hikâye…

Bakü’de “Çanakkale” restoranında oturuyoruz.

FETÖ yapılanmasının kılıcının iki tarafının da kestiği zamanlar…

Tam olarak 2015 yılı. Azerbaycan’da parlamento seçimleri yılı. 38 yaşındayım. Bakü’deki 16 sayılı Yasamal seçim bölgesinden bağımsız milletvekili adayıyım.

Kardeş Türkiye’den CHP’ye yakın, Azerbaycan’a turist olarak gelmiş birkaç siyasetçi, medya mensubu, partinin gençlik kollarının Fethullah Gülen sisteminin baskıları nedeniyle ciddi tehditlerle karşı karşıya kalmış liderlerinden biri, aslen Göyçe’den olan ve Avrupa ülkelerinden birinde önemli inşaat işleri yapan bir iş insanı, Bakü’de faaliyet gösteren ve adını açıklamak istemediğim başka bir iş insanı dostumuzla birlikteyiz.

Türkiye’de de yaklaşan parlamento seçimleri var.

CHP’nin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu.

Samimi bir sofradaki sohbet sırasında herkes düşüncelerini paylaştı. Nezaketli bir üslupla “o maskeli adamdan uzak durun” dedim.

Ben her şartta sözünün sorumluluğunu hisseden bir insanım.

“CHP’de Özgür Özel var” dedim. “Manisa milletvekili… Nasıl tanıyorsunuz onu?”

Allah için, olumlu görüşler söylediler.

“Size tavsiye vermek benim haddim değil sayın paşalarım, değerli arkadaşlar; ama CHP’nin gelecekteki lideri odur” diyerek öngörümü açıkladım.

Kemal Kılıçdaroğlu seçim üstüne seçim kaybetti, hile üstüne hile yaptı. Sonunda Azerbaycan’a da, Türkiye’ye de nankörlük etti. Yetmedi, CHP’ye de ihanet etti. Ama ben yıllarca Özgür Özel’i izlemeye devam ettim. Bir gün CHP’nin başına geçeceğine her zaman inandım. En farklı zamanlarda bir Azerbaycan vatandaşı olarak Özgür Özel’e olan sempatimi ifade ettim. Hatta Türkiye’nin siyasi çevreleri ve medyası onun CHP liderliğine adaylığından söz etmezken bile “o geliyor” dedim. Hepsi internetin hafızasında hâlâ duruyor.

Benim oğlumun adı da Özgür. Azerbaycan’da “Özgür” adı verilen ilk çocuk odur.

Bazen yakın çevremdekiler “bu yüzden Özgür Özel’i destekliyorsun” dediler. Belki haklıydılar ama asıl neden bu değildi.

Dünya siyaset biliminde liderliğin kesin bir tanımı yoktur. Sadece lider dediğimiz insanlar vardır ki, onları görünce hemen tanırsınız.

Gerçek liderler mükemmel olmazlar; idealist olurlar.

Özgür Özel çağdaş Türkiye siyasetindeki en idealist siyasi figürdür.

Bunu felsefe, tarih ve hukuk alanlarında üç yükseköğrenim görmüş biri olarak söylüyorum.

Aynı zamanda realist, pragmatik ve en önemlisi çağdaş dünyayı doğru okuyan bir isimdir.

Türkiye siyasetini, CHP’yi ve Özgür Özel’i yakından takip ettiğim için bugün yaşananlar benim için şaşırtıcı değil.

Tam tersine, olmamasına şaşırmak gerek.

Süleyman Demirel siyasetten gitmek istemedi.

Bülent Ecevit hastaneden devlet yönetmek istedi.

Onların yanında Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye siyaseti için çok küçük çaplı biridir; ama o bile zamanla barışıp gitmek istemedi…

“Mutlak butlan”ın geleceğini ben Bakü’den duydum da, Özgür Özel gibi keskin zekâlı bir lider Ankara’da duymadı mi?

“Mutlak butlan”ı çözüm olarak görenler belki her şeyi en ince ayrıntısına kadar hesaplamışlardı.

Ama emin olun, hava durumuna bakmak akıllarına gelmemişti.

Chosen
37
aznews.az

1Sources